FIFA 18 İnceleme 1.24K

FIFA 18 İnceleme



FIFA 18 İnceleme

Ülkemiz, PlayStation salonu olarak adlandırdığımız oyun salonlarıyla tanışalı yıllar oldu. Bu mekanların ilk müdavimleri artık belki de 40’lı yaşlarındalar. Bu salonların bu denli popüler olmasında tartışmasız en önemli unsur da ülkemizdeki futbol ve futbol oyunu sevgisiydi. İlk başlarda yalnızca PES oynanan bu salonlarda yeni nesille birlikte işler değişti ve bayrağı FIFA devraldı. Bu devir teslimde EA’in yaptığı doğrular kadar, Konami’nin yaptığı hatalar da başroldeydi. Tabii bu durum başlı başına başka bir yazının konusu. Zaman kaybetmeden FIFA 18’den bahsetmeye başlıyorum. Anlatmak istediğim çok şey var…

Spor oyunları için bana sorarsanız en önemli unsur oynanış. PES’in tüm lisans sorunlarına rağmen popüler olduğu seneler de sanırım bunu kanıtlıyor. Bunun farkında olan EA de her sene üzerine koyarak devam etmeye çalışıyor. FIFA 17 ile oldukça iyi hale gelen oynanışta bu sene kısmen daha küçük ayarlamalar yapılmış. Bu noktada gözüme çarpan ilk unsur, oyunun daha yavaş bir oynanışa sahip olması. Bu durumunun temel olarak en büyük sebebiyse oyuncuların çevikliğinin eskisine göre daha az olması. Top sürme yeteneği yüksek seviyelerde olmayan oyuncular eskisi gibi ani dönüşler yapamıyor, bu da oyuncuları pas yapmaya zorluyor. Pasların gözle görülür şekilde kolaylaşmış olması da buradaki bir diğer etken. Özellikle ara paslar adresine çok daha kolay ulaşıyor. Tabii bu durumun bir de ters etkisi oluyor. Savunma oyuncuları genel olarak çevik oyuncular olmadığı için araya koşu yapan hücum oyuncularını kovalamak epey zorlaşıyor ve birkaç duvar pası sonucunda topu ağlarınızda görüveriyorsunuz. Bu konuda en büyük tavsiyemse defansta eskisine göre daha dikkatli olmanız ve topu rakip oyuncunun ayağından almaya çalışmaktansa, tehlikeli olabileceğini düşündüğünüz pasların önüne geçmeye çalışmanız. Hazır laf defanstan açılmışken, yapay zeka artık defansta size neredeyse hiç yardım etmiyor. FIFA 17’de oyuncuların çoğunun en çok yakındığı durum olan bilgisayar tarafından yönetilen defans oyuncularının kolayca topu kapmaları artık son bulmuş. Buna bir de uzaktan çekilen şutların çok kolay bir şekilde gol olması da eklenince, otobüsü çekip maçı 1-0’a bağlamak neredeyse imkansız hale gelmiş. Oynanış konusunda beni en çok üzen noktaysa kaleciler oldu. FIFA 17’de zaten oldukça kötü olan kaleciler maalesef artık facia denebilecek noktaya gelmiş. Öyle ki, topu kalecinin üstüne vurmadığınız sürece hemen her şut golle sonuçlanıyor. Anlayacağınız FIFA 17’deki Jack Butland efsanesi son bulmuş durumda. Kalecilerin penaltılardaki davranışlarıysa kısmen daha iyi gözüküyor. FIFA 17’deki çıkartması imkansız olan, kalecinin altından giden penaltılar, FIFA 18’de artık doğru hamleler ile kurtarılabiliyor. Ayrıca penaltı kullanma sistemiyle ilgili de bir değişikliğe gidilmiş ve artık koşuya başlamadan topa vuracağınız gücü belirlemeniz gerekiyor. Ancak vuracağınız köşeyi koşu süresince değiştirmeniz hala mümkün.

Oynanış konusunda son değinmek istediğim noktaysa hakemler. Maalesef hakemlerin forma seçimleri hala sıkıntılı ve takımların formaları ile karışabiliyor. Ayrıca durmaları gereken nokta konusunda da kafalarının oldukça karışık olduğu açık. Hücuma çıkarken hakeme takılıp topu kaptırmanız oldukça olası bir durum ve epey can sıkıcı.

Yeni nesilde EA’in belki de en başarılı olduğu nokta atmosfer. FIFA 18 ile birlikte de özellikle tribünlerde epey değişiklik yapılmış. Artık daha canlı kanlı gözüken taraftarlar var ve maç içerisinde daha doğru tepkiler veriyorlar. Yeri geliyor sizi ıslıklamaya başlıyorlar, yeri geliyor attığınız gole sevinirken birkaç sıra aşağıya kayıyorlar. Ayrıca artık oyuncularımız gol sevinçleri sırasında taraftarlarla iletişim kurabiliyor.

Oyunda atmosferi en çok baltalayan durumsa kale ağları. Oyundaki kale ağları o kadar kötü durumda ki anlatmak oldukça güç. Genellikle gol olduğunu oyuncunuz sevinmeye başlayınca ya da tribünler ayağa kalkınca anlıyorsunuz. Kaleye giden topsa adeta bir süngere çarpmışçasına olduğu yere düşüveriyor. Ne ağlar olması gerektiği gibi hareket ediyor, ne de top. Oyuna geçtiğimiz senelerde eklenen Bundesliga ve Premier League yayın paketleri oyunda yer almaya devam ediyor. Bu ikiliye bu sene bir de La Liga eklenmiş durumda. Oyunun hemen girişinde karşınıza çıkacak olan Real Madrid – Atletico Madrid maçıyla da bu eklenti oldukça güzel sunuluyor. Ancak burada hala anlamadığım bir durum var. EA’in sponsorluk anlaşması da yaptığı Real Madrid’deki Casemiro, Asensio gibi oyuncuların hala gerçek yüzleri oyuna eklenmiş değil. İşin ironik tarafıysa Asensio’nun yılın ilk oynanış videosunun yayınlandığı etkinlikte bizzat oyunu oynayan isimlerden birisi olması. Manchester City’li Benjamin Mendy de Twitter’daki “Ben neden Emile Heskey’e benziyorum?” serzenişinde kesinlikle sonuna kadar haklı…

Atmosfere dahil etmek konusunda çok emin olmasam da oyunun bir diğer sorunuysa mini haritayla ilgili. Mini haritada artık yalnızca iki renk var, siyah ve beyaz. Ancak hangi takımın hangi renk olacağı tamamen rastgele belirleniyor. Siz siyah ağırlıklı renklere sahip olan Milan üçüncü formasıyla oynarken mini haritada beyaz renklere sahip olabiliyorsunuz. Bu sırada rakibiniz de gri ağırlıklı olan Borussia Dortmund üçüncü formasıyla mini haritada siyah oluveriyor. Sonundaysa eğer benim gibi mini haritayı çok kullanan biriyseniz afallayıp kalıyorsunuz. Umarım en yakın zamanda bu durum düzeltilir.

FIFA 17’nin tartışmasız en büyük silahı “The Journey” moduydu. Genç bir yıldız adayı olan Alex Hunter’ı kontrol ettiğimiz mod, FIFA 18 ile kaldığı yerden devam ediyor. Spoiler vermemek adına hikayeden bahsetmemeyi tercih ediyorum. Ancak pek çok oyuncuyu heyecanlandıran FIFA Street görüntülerinin The Journey’den alındığını söyleyebilirim. Çok kapsamlı olmasa da kısa sokak futbolu bölümü oldukça başarılı. Belki de gelecekte göreceğimiz bir FIFA Street oyununun da sinyallerini verir nitelikte.

The Journey modunun en çok eleştirilen noktalarından birisi yetersiz kişiselleştirmeydi. Bu konuya EA -çok yeterli olmasa da- el atmış durumda. Artık Alex’in saç modelini değiştirebiliyor, çeşitli dövmeler yaptırabiliyoruz. Ayrıca moda çeşitli görevler de eklenmiş. Bu görevler sayesinde bir takım özelleştirmelere ulaşmak da mümkün. Ancak belirtmem gerekiyor ki bu görevlerden bazılarını zorlayıcı buldum. Ayrıca hikayeye bu sefer daha fazla ünlü isim konuk oluyor. Thierry Henry, James Harden, Cristiano Ronaldo, Dele Alli ise bu isimlerden yalnızca bazıları. Son olarak, artık Alex ile kariyerinize İngiltere dışında da devam edebiliyorsunuz. Daha önce de söylediğim gibi spoiler vermemek için bu moddan daha fazla söz etmeyeceğim.

FIFA 17 ile Frostbite’a geçiş yapan seri, yeni motorundan sonuna kadar faydalanmak konusunda oldukça kararlı gözüküyor. Bu motorun bir diğer getirisi olarak menajerlik modunda transfer görüşmelerini anlık olarak bir ara bölüm şeklinde yapabiliyoruz. Bu ara bölümlerin en büyük eksiğiyse maalesef seslendirme olmaması ve yalnızca altyazı ile yapılan görüşmelerin bize aktarılıyor olması. Ayrıca transfer görüşmelerine sonraki satıştan pay, serbest kalma ücreti, imza parası gibi seçenekler de eklenmiş ve yapay zeka bu seçenekleri oldukça aktif şekilde kullanıyor. Yaptığınız transferler de gerçek hayattaki gibi bir imza töreni ile takıma katılıyorlar. Bunun yanında sezon boyunca olan her şey daha fazla görsel eşliğinde haber bölümünde yer alıyor. Kısıtlı sürede çok fazla sezon bitirememiş olsam da, oynadığım süreçte yaptığım gözlemlere göre yapılan transferler ve maç sonuçları daha tutarlı olacak şekilde düzenlenmiş. Artık Arsenal hem Koscielny’i hem de Mustafi’yi Mertesacker’in emekli olacağı sezonda satmaya çalışıp 2. ligin yolunu tutmayacakmış gibi duruyor.

Oyundaki Ultimate Team’den sonra bence en önemli online mod Pro Clubs. Ancak bu moda bu sene pek de ciddi yenilikler yapılmamış. Tek kayda değer değişiklikse oyuncunuza ait birden fazla özellik seti hazırlayıp kaydedebiliyor olmanız. Böylece maçtan önce taktik değişikliğine gittiğinizde oyuncunuzun tüm özelliklerini baştan belirlemenize gerek kalmıyor. Bana sorarsanız bu moda da artık EA’in el atma vakti geldi de geçiyor bile…

Yeni nesille birlikte FIFA’nın en önemli modu tartışmasız Ultimate Team haline geldi. Gerek FIFA turnuvalarının bu mod üzerinden yapılması olsun, gerek her sene yapılan yenilikler olsun, Ultimate Team EA’in göz bebeği konumunda. Tabii bunun bir sebebi de EA’in kasasını en çok dolduran modun Ultimate Team olması ki buna daha sonra değineceğim.

Ultimate Team bu sene oyunun en çok yenilik barındıran modu konumunda. Bu yeniliklerden ilki ve en önemlisiyse kadro savaşları (Squad Battles) modu. Basit haliyle tüm haftaya yayılmış, tek oyunculu hafta sonu ligi gibi tanımlanabilecek modda, her gün dört maç hakkınız oluyor. Önceden belirlenmiş kadrolara karşı yaptığınız bu maçların zorluğunu siz belirliyorsunuz ve oynadığınız zorluğa göre alacağınız puan da değişiklik gösteriyor. Elde ettiğiniz puanlara göre hafta sonu liginde olduğu gibi elit, altın, gümüş, bronz gibi klasmanlara ayrılıyorsunuz ve ödülünüzü buna göre alıyorsunuz. Ancak bu sıralamada hafta sonu liginden farklı olarak klasmanların belirli puanları yok. Örnek vermek gerekirse; altın 3 oyuncuların %39’luk bölümünü kapsıyor ve toplam sıralamada %39’a girerseniz altın 3 ödüllerini kazanıyorsunuz. Haliyle hafta boyunca bu klasmanlar için gereken puanlar da değişiklik gösteriyor. Hafta sonu liginde oynamak istemeyen, “casual” olarak adlandırılabilecek oyuncular için kayda değer bir değişiklik olduğunu söyleyebilirim. Ultimate Team’deki bir diğer yenilikse Icon oyuncular. Bu seneye kadar EA ve Microsoft arasındaki anlaşma sebebiyle Xbox’a özel olan efsane oyuncular bazı değişikliklerle artık tüm platformlarda oynanabilir hale geliyor. Buradaki değişiklikse artık efsane oyuncuların üç farklı kartının olması. Oyuncunun parlamaya başladığı, orta seviyede olduğu ve en üst noktaya çıktığı dönemleri temsil eden bu kartlardan ilk ikisini paketlerden çıkartmak mümkün. Ancak oyuncunun en iyi kartını elde etmenin tek yolu, oyuna geçen sene eklenen kadro kurma görevlerinden geçiyor. Henüz yayınlanmış bir görev olmasa da EA’in daha önceki duyurularına bakılırsa bazı perşembe günleri #TBT adı altında bir etkinlik yapılacak ve görevler yayınlanacak. Bekleyip göreceğiz…

Ultimate Team’in kötü yanı olan öde ve kazan sistemindeyse tahmin edebileceğiniz üzere değişiklik yok. Hala eğer kısa yoldan iyi bir kadroya sahip olmak istiyorsanız ödeme yapmak zorundasınız ki bu ödemeler hiç de küçük sayılmayacak miktarlarda. İşin daha kötü tarafıysa bu ödemelerin size ne getireceğini bilmenizin imkansız olması. Paketten Bale da çıkarabilirsiniz, markette hiç alıcısı olmayan oyuncular da…

Açık konuşmak gerekirse bu sene FIFA’da çok da ciddi değiliklikler yok. EA, bunun yerine basit dokunuşlar ve oyun modlarına yapılan yeniliklerle seneyi geçirmeyi tercih etmiş. Bana sorarsanız fena olmamış olsa da hala çeşitli sorunları olan bir oyun olmuş FIFA 18. Arkadan gümbür gümbür gelen bir PES olduğunu da düşünürsek, EA’in gelecek seneye çok daha iyi hazırlanması gerektiği su götürmez bir gerçek. Ancak o zamana kadar FIFA oynamaya devam edecekmişiz gibi duruyor. Ultimate Team’de görüşmek üzere.

Bir Cevap Yaz

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.